Merkez Bankası faiz kararını deklare etti

TCMB Para Politikası Kurulu, Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu başkanlığında saat 14.00’te toplandı. Senenin dokuzuncu faiz kararını açıklayan kurul siyaset faizini yüzde 12’ye çekti. 

MERKEZ BANKASI GEÇTİĞİMİZ AY DA POLİTİKA FAİZİNİ 100 BAZ PUAN İNDİRMİŞTİ

Tüm dünyadaki merkez bankaları sıkılaştırma hamleleri yaparken; TCMB, geçen ay sürpriz faiz indirimi sonucu almış ve siyaset faizini yüzde 14’ten yüzde 13’e düşürmüştü. Böylece 2022 yılının ilk faiz indirimi yapmıştı. Bu ay da TCMB faiz indirimine devam etti ve siyaset faizini yüzde 12’ye düşürdü. 

YILIN İLK 7 TOPLANTISINDA FAİZDE BİR DEĞİŞİKLİK YAPILMADI

Öte taraftan TCMB, geçen senenin son 4 toplantısında faizde toplam 500 baz puan indirime gittikten sonrasında, bu senenin ilk 7 toplantısında faizde bir değişim yapmamıştı.

TCMB: “ORTA VADELİ YÜZDE 5 HEDEFİNE ULAŞINCAYA KADAR TÜM ARAÇLAR LİRALAŞMA STRATEJİSİ ÇERÇEVESİNDE KARARLILIKLA KULLANILACAK”

Merkez Bankası, siyaset faizini yüzde 12 seviyesine indirdi. TCMB karar metni şu şekilde:

 “KÜRESEL EKONOMİLERDE RESESYONUN KAÇINILMAZ BİR RİSK: Kurul, siyaset faizi olan yedi gün vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 13’ten yüzde 12’ye indirilmesine karar vermiştir. Jeopolitik risklerin dünya genelinde tutumsal etkinlik üstündeki zayıflatıcı tesiri artarak sürmektedir. Önümüzdeki döneme ilişkin küresel gelişme tahminleri aşağı yönlü güncellenmeye devam etmekte ve resesyonun kaçınılmaz bir risk faktörü olduğu değerlendirmeleri yaygınlaşmaktadır.

ULUSLARARASI ÖLÇEKTE ÜRETİCİ VE TÜKETİCİ FİYATLARININ ARTIŞ EĞİLİMİ SÜRÜYOR: Türkiye’nin geliştirdiği stratejik özellikte çözüm araçları yardımıyla temel besin başta olmak suretiyle bazı sektörlerdeki arz kısıtlarının negatif tesirleri azaltılmış olsa da internasyonal ölçekte üretici ve tüketici fiyatlarının artış eğilimi sürmektedir. Yüksek küresel enflasyonun, enflasyon beklentileri ve internasyonal finansal piyasalar üstündeki tesirleri yakından izlenmektedir. Bununla beraber, gelişmiş ülke merkez bankaları artan enerji tutarları ve arz-talep uyumsuzluğu ile işgücü piyasalarındaki katılıklara bağlı olarak enflasyonda görülen yükselişin beklenenden uzun sürebileceğini vurgulamaktadırlar.

GELİŞMİŞ ÜLKE MERKEZ BANKALARININ PARA POLİTİKASI ADIMLARINDA AYRIŞMA DEVAM EDİYOR: Ülkeler içinde farklılaşan tutumsal görünüme bağlı olarak gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikası adım ve iletişimlerinde ayrışma devam etmektedir. Finansal piyasalarda artan belirsizliklere yönelik merkez bankaları tarafınca geliştirilen yeni destekleyici uygulama ve araçlarla çözüm üretme gayretlerinin sürdüğü gözlenmektedir.

TURİZMİN CARİ İŞLEMLER DENGESİNE BEKLENTİLERİ AŞAN GÜÇLÜ KATKISI DEVAM EDİYOR: 2022’nin ilk yarısında kuvvetli bir gelişme gözlemlenmiştir. Temmuz başından bu yana öncü göstergeler zayıflayan dış talebin etkisiyle büyümede bir yavaşlamaya işaret etmektedir. İstihdam kazanımları benzer ekonomilere nazaran daha pozitif seyretmektedir. Bilhassa istihdam artışına katkı veren sektörler dikkate alındığında gelişme dinamiklerinin yapısal kazanımlarla desteklenmekte olduğu görülmektedir. Büyümenin kompozisyonunda sürdürülebilir bileşenlerin oranı artarken, turizmin cari işlemler dengesine beklentileri aşan kuvvetli katkısı devam etmektedir. Bunun yanında, enerji fiyatlarındaki yüksek seyir ve ana ihracat pazarlarının resesyona girme olasılığı cari denge üstündeki riskleri canlı tutmaktadır. Cari işlemler dengesinin sürdürülebilir seviyelerde kalıcı hale gelmesi, fiyat istikrarı için ehemmiyet arz etmektedir. Kredilerin gelişme hızı ve erişilen finansman kaynaklarının amacına uygun şekilde tutumsal etkinlik ile buluşması yakından takip edilmektedir. Ek olarak, son dönemde belirgin şekilde oluşturulan politika-kredi faizi makasının duyuru edilen makroihtiyati tedbirlerin katkısı ile geldiği denge yakından takip edilmektedir. Kurul, parasal aktarım mekanizmasının etkinliğini destekleyecek araçlarını güçlendirmeye devam edecektir.

NEGATİF ARZ ŞOKLARI ETKİLİ OLMAYA DEVAM EDİYOR: Enflasyonda gözlenen yükselişte; jeopolitik gelişmelerin yol açmış olduğu enerji maliyeti artışlarının gecikmeli ve dolaylı tesirleri, ekonomik temellerden uzak fiyatlama oluşumlarının tesirleri, küresel enerji, besin ve tarımsal emtia fiyatlarındaki artışların oluşturduğu kuvvetli negatif arz şokları etkili olmaya devam etmektedir. Kurul, sürdürülebilir fiyat istikrarı ve finansal istikrarın güçlendirilmesi için atılan ve kararlılıkla uygulanan adımlar ile beraber, küresel sulh ortamının tekrardan tesis edilmesiyle dezenflasyonist sürecin başlayacağını öngörmektedir. Bununla beraber, üçüncü çeyreğe ilişkin öncü göstergeler azalan dış talebin etkisiyle tutumsal faaliyette ivme kaybının devam ettiğine işaret etmektedir. Küresel büyümeye yönelik belirsizliklerin ve jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde endüstri üretiminde yakalanan ivmenin ve istihdamdaki artış trendinin sürdürülmesi açısından finansal koşulların destekleyici olması ehemmiyet arz etmektedir.

KURUL, POLİTİKA FAİZİNİN 100 BAZ PUAN DÜŞÜRÜLMESİNE KARAR VERDİ: Bu çerçevede Kurul, siyaset faizinin 100 baz puan düşürülmesine karar vermiş, mevcut görünüm altında güncellenen siyaset faiz düzeyinin kafi bulunduğunu değerlendirmiştir. Fiyat istikrarının sürdürülebilir bir halde kurumsallaşması amacıyla TCMB’nin tüm siyaset araçlarında kalıcı ve güçlendirilmiş liralaşmayı teşvik eden geniş kapsamlı bir siyaset çerçevesi gözden geçirme süreci devam etmektedir. Değerlendirme süreçleri tamamlanan kredi, güvence ve likidite siyaset adımları para politikası aktarım mekanizmasının etkinliğinin güçlendirilmesi için kullanılmaya devam edilecektir.

YÜZDE 5 HEDEFİNE ULAŞINCAYA ELDEKİ TÜM ARAÇLAR KULLANILACAK: TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden kuvvetli göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar elindeki tüm araçları liralaşma stratejisi çerçevesinde kararlılıkla kullanmaya devam edecektir. Fiyatlar genel düzeyinde sağlanacak istikrar, ülke risk primlerindeki düşüş, ters para ikamesinin ve döviz rezervlerindeki artış eğiliminin sürmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi kanalıyla makroekonomik istikrarı ve finansal istikrarı pozitif etkileyecektir. Böylelikle, yatırım, üretim ve istihdam artışının sıhhatli ve sürdürülebilir bir halde devamı için uygun zemin oluşacaktır.”

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.